enstrüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enstrüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bağlama (Saz) Nedir?

Müzik ülkesi 14 Nisan 2019 Pazar | 15:28

Bağlama Nedir? Bağlama ve saz türleri nelerdir? Bu yazımızda bağlama ve bağlama türleri hakkında detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Bağlama nasıl akord edilir, cura nasıl akord edilir?

Ülkemizde kullanımı en yaygın olan telli bir Türk Halk Çalgısıdır. Yörelere ve ebatlarına göre bu çalgıya, Bağlama, Divan sazı, Bozuk, Çöğür, Kopuz Irızva, Cura, Tambura vb. adlar verilmektedir. Bağlama ailesinin en küçük ve en ince ses veren çalgısı Curadır. Curadan biraz daha büyük ve curaya göre bir oktav kalından ses veren çalgı ise Tamburadır. Bağlama ailesinin en kalın ses veren çalgısı ise Divan Sazı'dır. Tamburaya göre bir oktav kalından ses verir.

Bağlama Nedir

Bağlama; Tekne, Göğüs ve Sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşmakatadır. Tekne kısmı genelde dut ağacından yapılmaktadır. Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz, gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır.


Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır. Sap kısmının tekneden uzak kısmı üzerinde tellerin bağlandığı Burgu adı verilen parçalar vardır. Bağlamanın akordu bu burgular kullanılarak yapılmaktadır.


Sap kısmı üzerinde misina ile bağlanmış perdeler bulunmaktadır. Bağlama Mızrap veya Tezene adı verilen kiraz ağacı kabuğu veya plastikten yapılan araçla çalındığı gibi bazı yörelerimizde parmakla da çalınmaktadır. Bu çalım tekniğine Şelpe adı verilmektedir. Bağlama üzerinde ikişerli veya üçerli guruplar halinde üç gurup tel bulunmaktadır.


Bu tel gurupları değişik biçimlerde akort edilebilmektedir. Örneğin bağlama düzeni adı verilen akort biçiminde alt gruptaki teller yazılış itibariyle La,orta guruptaki teller Re,üst guruptaki teller ise Mi seslerini vermektedir. Bu akort biçimi dışında Kara Düzen (Bozuk Düzen), Misket Düzeni, Müstezat, Abdal Düzeni, Rast Düzeni vb. akort biçimleri de vardır.



Bağlama Türleri (Bağlamanın Ailesi)


Bağlama ailesi sazlarını büyükten küçüğe aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.


Meydan Sazı


Meydanlarda çalınmasından dolayı Meydan Sazı denilmiştir. 12 teli bulunması nedeniyle bazı yörelerde 12 telli sazda denilmektedir. Meydan sazı bağlama ailesinin en büyük sazıdır. La sesine akort edilir. Form boyu 52,5cm, sap boyu 70cm, tel boyu 112cm, form eni ve derinliği 31,5cm dir. En ince teli 0,35 - 0,40 numaradır. Çoğunlukla kalın bam telleri kullanılır.


Divan Sazı


Meydan sazından biraz daha küçüktür. Dokuz telli yada yedi telli olarak kullanılabilir. Meydan sazından dört ses daha tiz akort edilir. Form boyu 49cm, sap boyu 65cm, tel boyu 104cm, form eni ve derinliği 29,5cm dir.


Çöğür

Divan sazına yakın büyüklükte 9 ile 6 tel takılmakta ve 15 kadar perdesi bulunmaktadır. Akordu alt iki tel(La), orta iki tellerin birisi(La) diğeri ise(Re), üst teller ise(Sol) sesine akort edilir. Çöğür ile; Nefes, Ayin ve Semai gibi havalar çalınır. Bugün daha çok curası kullanılmaktadır. Çöğür Curası, çöğürün bir oktav daha tizi ve küçüğüne denir.


Bağlama


Adını alan ailenin temel sazıdır. 17-24 perdesi vardır. Meydan sazından bir oktav, Divan Sazından ise beş ses daha tizdir. 6-9 tel takılır. Alt telleri(La) sesine akort edilir. Düzen değişikliklerinde orta ve üst tellerin akortları değiştirilir. Form boyu 42cm, sap boyu 55cm, tel boyu 88cm, form eni ve derinliği 25cm dir.


Bozuk


15-18 perdesi vardır. Üçerli gruplar halinde 9 tel takılır. Bağlama ebatlarındadır. Ortaya iki sarı ve bir ince çelik tel, üste ve alta ise birer kalın sarı ve ikişer çelik tel takılır. Sarı teller çelik tellere göre bir oktav daha pest akort edilir.

Genellikle Güney ve Ege yörelerimizde bozuk olarak bilinir ve çalınır. Bozuk düzeni oldukça yaygındır. Akortları ise alt(La), Orta(Re) ve üst (Sol) seslerine düzenlenir.


Aşık Sazı


Aşıkların ( Halk Ozanlarının ) çalmış oldukları bağlamaya aşık sazı denilmekdetir. Normal bağlamaya göre sapı daha kısadır. 13-15 perdesi vardır. Dip perdesi (Re) değil Do`dur. 6-9 telli olarak kullanılır.


Tanbura


Bağlamadan daha küçüktür. Divan sazından bir oktav tizdir ve divan sazının curası olarak bilinir. Bağlamadan da dört ses daha tizdir. Alt(Re) orta(Do) seslerine akort edilir. Form Boyu 38cm, sap boyu 50cm, tel boyu 80cm, form eni ve derinliği 22.8cm dir.


Cura


Bağlama ailesinin en küçük sazıdır. 7-16 perdesi 3-6 teli bulunmaktadır. Genellikle altı tellidir.Üç tek telli veya altta iki, ortada iki, üstte ise tek telli olanlarının yanı sıra iki telli olanlarıda vardır. Bağlama ve Bozuk düzenlerine akort edilir. İki telinin akort düzeni alt tel(La) üst tel(Re) dir.


Bağlama Curası


La sesine akort edilir. Bağlamadan bir oktav tanburadan ise beş ses tizdir. Form boyu 26,5cm, sap boyu 35cm, tel boyu 56cm, form eni ve derinliği 15,5cm dir.


KISA SAP UZUN SAP

Kısa sap bağlama nota yerleri


Uzun sap bağlama düzeni nota yerleri




Anadolu kültürünün en eski ve en sevilen enstrümanı olan bağlamanın temel olarak kısa ve uzun sap olarak iki farklı çeşidi vardır. Kısa sap bağlamanın diğer adı Çöğür ‘dür. Uzun sap bağlamaya ise Bozuk (kara düzen) denilmektedir.

Uzun sap bağlama ile kısa sap bağlama arasındaki farklar şu şekildedir;

  • Uzun sap sağlama kısa sap bağlamaya göre dört perde daha uzundur.
  • Uzun sap bağlamanın teli daha uzun olduğu için sesinin tını daha uzundur.
  • Kısa sap bağlama daha kolaydır.
  • Uzun sap bağlamada ses aralığı ve transpoze imkânı şeklinde deha geniştir.
  • Kısa sap bağlamayı çalmak daha kolaydır.
  • Kısa sap bağlamanın tarihi daha yenidir.
  • Uzun sap bağlamanın tarihi kopuza kadar da dayandığı için binlerce yıllık geçmişi vardır.
  • Kısa sap bağlama aynı oktavı kullanan sanatçılar tarafından daha fazla tercih edilir.
  • İki bağlamanın da kendine has çalış yöntemleri vardır.
  • Çöğür yani kısa sap bağlama ile Semai, Ayin gibi havalar çalınmaktadır.
  • Ayrıca bağlama ile saz arasındaki farklar da merak edilmekte olan diğer bir konudur. Genelde bağlama yerine saz kelimesi de kullanılır. Hatta siz de “uzun sap saz ile kısa sap saz arasındaki fark” biçiminde aratmış olabilirsiniz ama bağlama enstrümanın ismiyken saz, Türk halk müziğinde çalgıların genel adına verilen bir kelimedir.

Bağlamanın atası Türk kültüründe sıkça ismi geçen kopuz adlı müzik aletidir. Şeklen hala su kabağına benzeyen bağlama, ilk olarak su kabağına deri gerdirip tel geçirerek mızrap tarzı bir aletle çalınmaya başlanmıştır. Kopuz hala Orta Asya’da ve Türki Cumhuriyetlerde kullanılır. Uzun sap bağlamanın gelişimi 3000 yılı öncesine dayanırken kısa sapın tarihi çok da eski değildir.

Bağlama Öğrenmeye Hangisi İle Başlanmalıdır?
Bağlamaya yeni başlayanlara tavsiyeler vermek istiyoruz. Eğer bağlama kursu almak istiyorsanız size uzun sap bağlama ile öğrenmeye başlamanızı öneririz. Uzun sap bağlama; geniş ses aralığı ve düzen çeşitlerinin bolluğu ile tercih edilebilir. Bağlama ustalarının birçoğu da uzun sap bağlama kullanmaktadır.

Hem birbirinden hoş türkülerimizi söyleyip hem de bağlama çalmak istiyorsanız şayet; uzun sap bağlama ile türkülerin yazıldığı tondan diğer bir tona taşınması konusu ile ilgiliki rahatlık da yine uzun bağlamayı seçmeniz için bir neden. Böylece söyleyeceğiniz her türküyü sesinizin tonuna göre transpoze ederek söyleyiş basitlığı sağlayabilirsiniz. Uzun sap bağlama öğrenme, kısa sapa göre biraz daha zor olsa da başlangıç olarak biraz gayretle çok daha çok verim elde edeceksiniz.

Enstrüman bakımı

Müzik ülkesi 29 Ocak 2012 Pazar | 13:33

Çalgı bakımı; günlük, aylık ve genel olmak üzere üç bölüme ayrılır. 

Günlük Bakım: Çalgı kullanılmaya başlandığı zaman, dış etkenlerle karşılaşır. Bu etkenler; sıcak, soğuk, nemli ve kuru hava, toz, soluk birikintisi vb. gibi şeylerdir. Çalışma sonunda, yukarıda sayılan etkenlerin oluşturduğu aksaklıkların giderilmesi, günlük bakıma girer. Bu bakım çalıcı tarafından yapılır. 
Aylık Bakım: Günlük bakımda yapılamayan, genel temizlik ve yağlama işidir, bu bakım da çalıcı tarafından yapılır. 
Genel Bakım: Çalıcı tarafından günlük ve aylık bakımda giderilemeyip, teknisyen yeteneği isteyen aksaklıkların bakımıdır. Çalıcı, çalgısını temiz olarak korumak ve her zaman en iyi çalma koşulları içinde bulundurmakla sorumludur. 

KÜÇÜK FLÜT - BÜYÜK FLÜT 
Günlük Bakım: Günlük çalışma sonunda, çalgının ağızlık ve gövdesinin içerisindeki soluk birikintileri ile üzerindeki tozun silinip temizlenmesidir. 

Aylık Bakım: Günlük bakım işleminden sonra çalgının sökülerek temizlenip yağlanmasıdır. Bu bakımda çalıcı; eğimi bozulan veya kırılan yayları ve ayar ile bağlantısı olmayan tek çalışan perde güderilerini değiştirebilir. 

Genel Bakım: Günlük ve aylık bakımların dışında kalan işlemlerdir. Çalgı onarım teknisyenleri tarafından yapılır. Çalgının tüm olarak bakımıdır ki, güderi ve yayların değiştirilmesi, vida, mantar ve keçe ayarlarının yapılması gibi işlemlerin kapsar. 

Küçük Flüt veya Büyük Flütü temizlemek için çalıcının, her kutuda bulunan bir ucu delikli demir çubuğu kullanması gerekir, yumuşak bir bez parçası çubuğun ucundaki deliğe sokulup iyice sarıldıktan sonra gövdenin içine sokularak temizleme işlemi yapılır. Çalgının üstündeki tozlar ayrı bir bez parçasıyla silinir. Soluk birikintilerinin etkisiyle güdenlerin çabuk çürümesini önlemek için, bu temizliğin her çalışma sonunda aksatılmadan yapılması gerekir. Çalgı hiç bir zaman perdeleri üzerinde bırakılmaz.

OBUA - KORANGLE - BASSON 
Günlük Bakım: Günlük çalışma sonunda, çalgının kamış bölümü ve gövdesinin içerisindeki soluk birikintileri ile üzerindeki tozun silinip temizlenmesi ve eklem mantarlarının vazelinle yağlanmasıdır. 

Aylık Bakım: Günlük bakım işleminden sonra çalgının sökülerek temizlenip yağlanmasıdır. Bu bakımda çalıcı; eğimi bozulan veya kırılan yayları ve ayar ile bağlantısı olmayıp tek çalışan perde güdenlerini değiştirebilir. 

Genel Bakım: Günlük ve aylık bakımların dışında kalan işlemlerdir. Çalgı onarım teknisyenleri tarafından yapılır. Çalgının tüm olarak bakımıdır ki, güderi ve yayların değiştirilmesi, vida, mantar ve keçe ayarlarının yapılması gibi işlemleri kapsar. 

Bu çalgıları temizlemek için çalıcının, her kutuda bulunan yumuşak tüylü fırçayı kullanması gerekir. Bu çalgıların içini demir bir çubukla silmek kesin olarak yasaktır. Çalıcının yumuşak tüylü fırçayı her zaman kutusunda bulundurması zorunludur. Eğer bu fırça yitirilmiş ise, yenisi gelene dek temizleme işlemi; bir ucuna mantar veya güderi (ağırlık olarak) bağlanan, bir ipin diğer ucuna yumuşak bir bez parçası bağlanıp, ipin ağırlıklı ucu çalgının içeri sine sarkıtılarak bezin çekilmesi biçiminde yapılır. Soluk birikintilerinin etkisiyle, güdenlerin çabuk çürümesini önlemek için, bu temizliğin her çalışma sonunda aksatılmadan yapılması gerekir. Kamışlar her çalışma sonunda özenle silinmeli ve korunmalıdır. Çalgı hiç bir zaman perdeleri üzerinde bırakılmaz.
KLARNETLER 
Günlük Bakım:
 Günlük çalışma sonunda, çalının bek bölümü ve gövdesinin içerisindeki soluk birikintileri ile, üzerindeki tozun silinip temizlenmesi ve eklem mantarlarının vazelinle yağlanmasıdır. 

Aylık Bakım: Günlük bakım işleminden sonra çalgının sökülerek temizlenip yağlanmasıdır. Bu bakımda çalıcı; eğimi bozulan veya kırılan yayları ve ayar ile bağlantısı olmayıp tek başına çalışan perde güderlerini değiştirebilir. 

Genel Bakım: Günlük ve aylık bakımların dışında kalan işlemlerdir. Çalgı onarım teknisyenleri tarafından yapılır. Çalgının tüm olarak bakımıdır ki, güderi ve yayların değiştirilmesi, vida, mantar ve keçe ayarlarının yapılması gibi işlemleri kapsar. 

Bu çalgıları temizlemek için çalıcının, her kutuda bulunan yumuşak tüylü fırçayı kullanması gerekir. Bu çalgıların içini demir çubukla silmek kesin olarak yasaktır. Çalıcının yumuşak tüylü fırçayı, her zaman kutusunda bulundurması zorunludur. Eğer bu fırça yitirilmiş ise, yenisi gelene dek temizleme işlemi; bir ucuna mantar veya güderi (ağırlık olarak) bağlanan bir ipin, diğer ucuna yumuşak bir bez parçası bağlanıp, ipin ağırlıklı ucu çalgının içerisine sarkıtılarak bezin çekilmesi biçiminde yapılır. Soluk birikintilerinin etkisiyle, güderilerin çabuk çürümesini önlemek için, bu temizliğin her çalışma sonunda aksatılmadan yapılması gerekir. Kamışlar her çalışma sonunda özenle silinmeli ve korunmalıdır. Bekler sabunlu ılık su içerisinde sık sık yıkanmalıdır. Çalgı hiç bir zaman perdeleri üzerinde bırakılmaz.

SAKSOFONLAR 
Günlük Bakım: Günlük çalışma sonunda, çalgının bek bölümü ve gövdesinin içerisindeki soluk birikintileri ile üzerindeki tozun silinip temizlenmesi ve bek bölümündeki boyun mantarının vazelinle yağlanmasıdır. 

Aylık Bakım: Günlük bakım işleminden sonra çalgının sökülerek temizlenip yağlanmasıdır. Bu bakımda calici; eğimi bozulan veya kırılan yayları ve ayar ile bağlantısı olmayıp tek çalışan perde güderilerini değiştirebilir. 

Genel Bakım: Günlük ve aylık bakımların dışında kalan işlemlerdir. Çalgı onarım teknisyenleri tarafından yapılır. Çalgının tüm olarak bakımıdır ki, güderi ve yayların değiştirilmesi, vida, mantar ve keçe ayarlarının yapılması gibi işlemleri kapsar. 

Bu çalgıların boyun bölümü, Klarnette gösterilen biçimde, gövde bölümü ise; bir ucuna yumuşak bir bez sarılmış uzun ve yuvarlak tahta bir çubukla temizlenir. Soluk birikintilerinin etkisiyle, güderilerin çabuk çürümesini önlemek için, bu temizliğin; haftada en az üç kez yapılması yararlıdır. Kamışlar her çalışma sonunda özenli silinmeli ve korunmalıdır. Bekler sabunlu ılık su içerisinde sık, sık yıkanmalıdır.
YAĞLAMA GÜDERİ VE YAY DEĞİŞTİRME 
Yağlama işlemi;
 ince bir kıl fırça veya kaz tüyü ile yapılır. Vida kenarları ile eklem yerlerinden az az yağlanıp, perdeler çalıştırılarak, yağın mil içine dek girmesi sağlanır. Bu işlem birkaç kez yenilenir. 

Yağı bol kullanmak gereksiz ve zararlıdır. İçeriye işlemeden dışarıya taşırılan yağlar, tozlarla birleşerek bir macun katını oluştururlar. Zamanla kuruyan bu kat, sertleşerek perdelerin çalışmasına ve kuruyan millerin oksitlenmesine sebep olur. 

Güderi değiştirme; aşınan güderinin perdesi sökülüp, ateş üzerinde ısıtılarak gevşeyen güderi çıkarılır. Yeni güderi yatağına yerleştirilmeden, kırmızı mum (komalak) eritilerek yatak içine damlatılır. Damlatılan mum ateşte ısıtılarak eritilir ve önceden hazırlanan güderi yatağına yerleştirilir (güderiyi, güderi yatağını ısıtmadan önce birkaç yerinden bir iğne ile delip yatağına öyle koymalıdır, bu işlem yatak ısıtıldığı zaman, güderi içindeki havanın çıkmasını sağlar, yalnız deri güdenlerde yapılır). Sonra, ateşi güderiye yaklaştırmadan perde bu kez tersinden ısıtılıp, çok hafif bastırılarak güderinin yerine alışması sağlanır. 

Yay değiştirme; kırılan iğne yaylar, vida yatağı içerisinden çıkarılır. Yeni yayın arkası hafifçe ısıtılarak ezilir ve yatağına yerleştirildikten sonra gerekli eğim verilir. 

Yassı yaylarda; perde sökülür. Kırılan yayın vidası çıkarılarak yenisi takılıp gerekli eğim verilir. 

Uzun zaman kullanılmayacak çalgıların, vida, mil yatakları, gövde ve güderleri vazelinle yağlanarak kutularına konulur. Kutuların konulacağı yerin de, kuru veya nemli olmaması göz önünde tutulmalıdır. Bu durumdaki çalgılar kullanılacakları zaman, iyice silinip bu kez ince yağla yağlanarak göreve hazır edilir.

ALAŞIMLI ÇALGILAR 
Trompet - Kornet - Korno - Trombon - Büğlü - Alto - Bariton - Bas - Kontrbas vb. 
Günlük Bakım: Günlük çalışma sonunda, çalgının sökülerek temizlenip yağlanırı asıdır. Bu bakımda çalıcı; bütün piston ve tumbaları söküp temizler. Ezilen, kopan perde ve kapak mantarları ile musluk mantar ve yayını değiştirebilir. Pistonlar ince yağla, tumbalar da vazelinle yağlanarak yerlerine takılır. 

Genel Bakım: Günlük ve aylık bakımların dışında kalan işlemlerdir. Çalgı onarım teknisyenleri tarafından yapılır. Çalgının tüm olarak bakımıdır ki, perde, kapak keçeleri ile musluk mantar ve yaylarının değiştirilmesi, esilen kısımların düzeltilmesi, kaynak ve lehim gibi işlemleri kapsar. 

Alaşımlı çalgıların içlerini temizlemek için, sabunlu sıcak su; çalgının bütün uzunluğunca içerisinden geçirilmek üzere, kalak içine boşaltılır. Bu su, çalgının perde kısımları içinden geçerken (bu kısımları iyice temizlemek amacıyla), perdeler birkaç kez işletilir. Sabunlu sıcak su, çalgının içindeki birikinti ve kirleri yumuşattıktan sonra, çalgının içine ağızlık borusundan soğuk ve temiz bir su doldurularak üflenir. Böylelikle çalgının içindeki kirler giderilmiş olur. Yalnız ağızlıklar her çalışma sonunda çıkarılmalı ve iyice temizlenmelidir.
YAĞLAMA, KEÇE, MUSLUK MANTARI VE YAYINI DEĞİŞTİRME 
Yağlama işlemi;
 ince bir kıl fırça veya kaz tüyü ile yapılır. Çıkarılan piston ve tumbalar önce silinip temizlenir (tumba içerisindeki soluk birikintileri iyice temizlenmezse, oksitlenme yapar, bu durum piston ve tumbaları yatağına kaynatarak çalışmalarına engel olur). Sonra pistonlar ince yağla, tumbalar vazelinle yağlanıp, yerinde çalıştırılarak alıştırılır. 

Keçeler, perde ve kapakların çapına göre seçilerek veya yerine göre kesilerek takılır. 

Musluk mantarı, musluktaki yatağının çapında olmalıdır. Çıkarılan musluğun mantar yatağı içine kırmızı mum damlatılır, ve önceden hazırlanan mantar yerine yerleştirilir. 

Musluk yayının değiştirilmesi; yayı değiştirilecek musluğun yerinden sökülüp, yeni yayın yatağına geçirilmesiyle olur. 

Ağızlığın sıkışması; ağızlık çalgıda takılı bırakılmaz. Eğer bir sıkışma olmuşsa, bu gerçekten calicinin kusuru yüzünden olmuştur. Ya uzun süre ağızlığı çalgıda takılı bırakmıştır ya da, yağlama ve temizlik işlemini aksatmıştır. Bu durumda ağızlığı çıkarmak için çalgı zorlanmamalıdır. Yapılan bütün denemeler başarısız olmuşsa, en kısa zamanda çalgı onarım teknisyenine başvurmalıdır. 

Uzun zaman kullanılmayacak çalgılar, tumba ve perdeleri iyice temizlenip kurulandıktan sonra, vazelinle yağlanarak kutularına yerleştirilir. Kutuların konulacağı yerin, kuru veya nemli olmaması göz önünde tutulmalıdır. Bu durumdaki çalgılar kullanılacakları zaman, iyice silinip temizlenir ve bu kez tumbalar vazelinle, perdeler ise ince yağla yağlanarak göreve hazır edilir.

ÇALGILARIN DONMASI 
Soluklu çalgılar, soluk buharının 0 C° de donması nedeniyle, görev yapamaz duruma gelir. Bunun çaresi, Türkiye'de ilk kez bu Feridun ÇALIŞIR tarafından bulundu (1979) ve uygulama başarıyla sonuçlandı. Aşağıda açıklanan iki yolla da olumlu sonuç elde edilmektedir. 

a. Saf antifrize 1/5 oranında ince tüfek yağı karıştırılıp, elde edilen karışım görevden önce pistonlara sürülecek, 
b. Grafit tozu, ince bir yağ katı oluşana dek pistonlara sürülecek, 

Elde edilmesi kolay ve ekonomik olan bu her iki yol da, olumlu sonuç verir. Hiç bir yan etkileri yoktur. Görevden sonra çalgıların sabunlu ılık su ile temizlenmesi, normal çalgı bakımının gereğidir. 

Ancak çok soğuk havada, alaşımlı çalgıların ağızlıkları el içinde, ya da cepte sıcak tutulmalıdır. Çalmaya başlanacağı anda ta-kılmalıdır. Aksi durumda, ağızlık dudak derilerine yapışarak kopartır.

VURULARAK ÇALINAN ÇALGILAR 
Vurularak çalınan çalgılardan, davul ve trampetin bakımında; derilerine ve trampetin tellerine özel bir dikkat gösterilmelidir, özellikle davul derilerini gererken, çemberi sıradan değil karşılıklı olarak yapmak gerekir. Yağmurlu ve nemli havalar dışında davul derileri daima normal gerginlikte bulundurulmalıdır. Davul korunduğu yere bırakılırken, alaşımlı kısımları iyice kurulanmalı ve deri üzeri örtülmelidir. Ziller de özel bir bakım ister. Ağır bir cisim altına bırakılmadığı gibi, sert bir yere çarpmamak ta gerekir. 

Davul ve trampetlerin deri bakımından ise; cam (şeffaf) derili çalgılar kullanıldıktan sonra temizlenir, kort (titreşim yayları) gevşetilir. Deri olan çalgılarda ise, kullanıldıktan sonra normal geriliminin 1/3 oranında sıkılarak yapılıp deri kuruduktan sonra normal gerginlik verilir.